69: KİTAP YORUMU : Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle

Salı, Mayıs 23, 2017
Kitap Yorumları,  Miraç Çağrı Aktaş, Olimpos Yayınları, Roman, Aşk, Edebiyat

Yazar: Miraç Çağrı Aktaş
Baskı Tarihi: Şubat 2016
Sayfa Sayısı: 208
ISBN: 9786059176804
Yayınevi: Olimpos Yayınları
Kitabın Türü: Roman, Aşk, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


Erkek "Seviyorum" der, adam sevdiği kadının tuzlu kahvesini içer. Hayatta birçok kez haksızlığa uğrarız. Lakin öldüreceğini sandığımız hiçbir acıda yılmayız... Herkesin bir hikâyesi vardı. Kimi dile getirmedi acıyan yanlarını. Oturup kâğıda döktü acılarını. Kimi yalnızca sustu, içine ata ata doldu taştı... Yine de tek kelime edemedi. Hayat kimine sevebileceği nice kalpler sundu, kimse sevemedi. Elbet benim de dile getiremediğim acılarım var. Anlatmak istesem, anlatılmaz... Zaten bazı acılar dile getirilemez. Getirilmek istense de kelimeler yetmez... Dilinden seni seviyorum eksik olmayan insanlar zaten sevemez. Aşk hissettirmektir, emektir, bunu kimse bilmez. Dil "seviyorum" dese de, her yürek sevemez.

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar… Bu gün sırada bekleyen yeni kitap yorumu ile karşınızdayım. Mavi’m ile ortaklaşa okuduğumuz bir kitap ile karşınızdayım yine. Miraç Çağrı Aktaş’ın “Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle” kitabıyla…

Bu arada yorum yazarken arkamda heyecanla bekleyen Mavime de buradan tekrar söylemek istiyorum ki ; “O tuzlu kahveyi ben zevkle içerim”… 

İçerik Yorumu


Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle kitabında nedense bir şeylerin eksik olduğu hissine kapıldım. Her şey yolunda giderken bir anda her şey ters düz oluyor. Bunu anlamlandıramasam da, kitabın satır aralarında kalan ve altını bolca çizdiğim sözcükler aslında konudan daha önemli bir hal aldı.

Anladığım kadarıyla yazarın fanları da kendisini de bu doğru tespitleri nedeniyle takip etmekte. Yazar hakkında internetteki birkaç küçük araştırma ciddi bir takipçisi olduğunu gördüğümü de belirtmem lazım.

Bu kitabın içerisinde Mavi’m ile birbirimize tuttuğumuz notlar ise her şeyden önemliydi benim için. Anlayacağınız aşk ile okuduğum bir eser oldu. İçerisinde birçok mesajda alındı (Mavi’min altını çizdiği sözler bana birer mesaj niteliğindeydi.)

Yoruma geri dönecek olursak; olay örgüsü bir Türk Filmi’ni aratmayacak nitelikteydi. O kadar beğendiğimi söyleyemem ama dediğim gibi önemli olan, olaylar yaşanırken arada ettiği nokta vuruşa sahip cümlelerdi.

Okunması gerken bir eser olarak nitelendiremesem de okuduğunuzda zevk alacağınız bir eser.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,6

Yazım Dili Yorumu

Miraç Çağrı Aktaş sade ve yalın bir dille yazıyor. Bu da okumanızı gerçekten kolaylaştırıyor ki bence artı bir özellik. Kafa dağıtmak için okunabilecek yazarlardan listesine girmiş durumda şu anda.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,7

Yapısal Yorum

Olimpos’tan çıkan eserde bu tip kitaplarda sıkça rastladığım resimlerden uzak kalınması güzel olmuş. Bern tasarımı ve yapısal özelliklerini beğendim.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,6

SEÇTİĞİM SÖZLER


Her yağmurlu akşamın güneşli bir sabahı, her güneşli sabahın da yağmurlu bir akşamı var. Bu yüzden mühim olan tek şey, yol arkadaşın...  (Sayfa 8)

Belki aşk ikiye ayrılırdı. Biri gerçekten hayırlısı, bir diğeri ise en hıyarlısıydı. (Sayfa 10)

İnsanlar sevmek ve sevdiği kadar sevilmek istiyor. Fazlasında gözleri yok (Sayfa 11)

Her insanın sakladığı bir dünyası vardır içinde. İçine kimseyi almadığı... (Sayfa 28)

Bizim acılarımız ortaktı... Duygularımız farklı olsa bile kalbimiz aynı kumaştan dikiliydi.  (Sayfa 47)

Kalbinizin hızlı atmasına sebep olan insanı kaybetmekten korkarak seviyorsanız ve onunla aynı gökyüzü altında nefes alıp verdiğinizi düşündükçe varlığıyla mutlu olmakla yetiniyorsanız, aşkı yaşamayı ve mutluluğu sonuna kadar hak ediyorsunuz demektir. (Sayfa 53)

Benim hikayem adımı onun ağzından duymamla başlıyordu. (Sayfa 57)

Ben seni gizli severim. Sabah saat beşe doğru. Herkes uykusunun en tatlı yerindeyken. (Sayfa 60)

Bir kadın acısını anlatmadığı adamı sevmez. (Sayfa 60)

Onu soyadımı almasını isteyecek kadar çok sevdim.  (Sayfa 85)

Her erkeğin bir adamlık vazifesi vardır. Sevdiği kadını ortada bırakmamak... (Sayfa 97)

Bazen kabullenmek gerekiyor. Hatta çoğu zaman kabullenmek gerekiyor. Bir insanı olduğu gibi mesela, değiştirmeden. Sahiplenerek, sorgulamadan... Acılarıyla... (Sayfa 126)

Erkekler değil, adamlar sevdiği kadın için ağlar zaten. (Sayfa 131)

Denizler sadece boğulmak için değildir. Mavi bile onu sevmeye yeterli sebeptir.  (Sayfa 141)

Eğer yarım halinle onu sevdiğin zaman tamamlandığını fark ediyorsan, bu aşkların en güzelidir.  (Sayfa 174)

Bir şey de.
Yeter ki susma...  (Sayfa 180)



68: KİTAP YORUMU : Hades'in Evi - Olimpos Kahramanları 4

Pazartesi, Mayıs 22, 2017
Kitap Yorumları, Rick Riordan, Hades'in Evi, Olimpos Kahramanları, Belgin Selen Haktanır Us, Doğan Egmont Yayıncılık,
Resimdeki arkadaşın adı "Çiko" Kardeşimin abisine ördüğü bir dost. Burdan kendisine bir kez daha teşekkür ederim :D Bu güzelliğe ve nicesine İnstagram üzerinden Dinazor Evi profilinden ulaşabilirsiniz. 
Yazar: Rick Riordan
Baskı Tarihi: Ekim 2013
Sayfa Sayısı: 576
ISBN: 978-605-09-1716-1
Orijinal Adı: The House Of Hades
Çeviri: Belgin Selen Haktanır
Yayınevi: Doğan Egmont
Kitabın Türü: Fantastik

KİTAP HAKKINDA


2. Argo tayfası en önemli kararların verildiği kavşaklardan birinde. Önlerinde iki seçenek var: Ya Athena Parthenos heykelini alıp eve dönecek ve iki kampın savaşını engellemeye çalışacaklar, ya da Tartarusta tutsak kalan Percy ve Annabethi kurtarmak ve Ölümün Kapılarını kapamak için Hadesin Evine gidecekler. Hangi yolu seçerlerse seçsinler, acele etmeleri gerek.

Kana susamış Gaia, güç kazanacağı tarihi 1 Ağustos olarak belirlemiş durumda. Percy ve Annabeth ise perişan halde. Her köşesinde bir tehlikeyle yüzleştikleri, karanlık ve zehir dolu Tartarusta hayatta kalmayı nasıl başaracaklar? Aç, susuz ve acı içindeler. Ölümün Kapılarını bulmalarının imkânı yok. Bulsalar bile Gaianın en güçlü yaratıkları, kapıların önünde nöbet tutuyor.

Kehanetin yedi melezinin tek bir seçeneği var: imkânsızı başarmak! Tüm sevdikleri için bu riski göze almak zorundalar.

Ancak aşk, bazen en riskli seçenek...

Rick Riordan, çok satan Olimpos Kahramanları serisinin sondan bir önceki kitabı Hadesin Evinde bir kez daha tüyler ürpertici ve soluksuz bir macera sunuyor. Melezlerin her birinin kendini bulduğu bu kitapta onlara bir kez daha bağlanacak, mücadelelerine ortak olacaksınız

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar… Bugün, uzun bir aradan sonra, karşınıza Rick Riordan’ın Olimpos Kahramanları serisinin Hades’in Evi kitabıyla karşınızdayım.Yazmayı bekleyen o kadar fazla kitap yorumu var ki anlatamam. Aslında halen devam eden çekilişin bile son bulması lazımdı. Gecikmeler için hepinizden özür diliyorum. Lafı uzatmadan hemen yoruma geçiyorum.

İçerik Yorumu

Rick Riordan’ın daha önceki kitaplarında da bahsettiğim gibi, kendisinin adını hep duyduğum lakin geç tanıştığım bir yazar. Olimpos Kahramanları serisi ile tanışıklığımız başladı ve serüvenin yavaş yavaş da sonuna geliyoruz.

Romalı ve Yunan kahramanlarımız artık yavaş yavaş yolun sonuna geliyor. Başlarına gelmeyen kalmadı ne yazık ki… Peki bunlar olurken benim dikkatimi çekenler nelerdi? Neleri beğendim, neleri beğenmedim?

Öncelikle şunu belirtmem lazım ki kitaptaki iki önemli karakterden birinin diğerine aşık oluşu beni şaşırttı ve üzdü açıkçası. Yanlış anlaşılmaması için açıklayayım ki; ben homofobik falan değilim. Lakin 18- yaş grubuna hitap eden bir kitapta böylesi bir konunun işlenmesi… Ne bileyim biraz rahatsız edici geldi. Lakin yine de bu kitabı yereceğim anlamına gelmiyor elbette.

Bu arada bu tip karmaşanın yanı sıra gerçek aşkın tezahürü durumlarla da sıkça karşılaşıyoruz kitapta. Belki çocukça, belki saçma lakin en duru halini görmek mümkün aşkın. Hangi kitapta okumuştum hatırlamasam da şöyle diyordu yazar; “Aşkın en büyük kanıtı; O’nun için O’ndan vazgeçmektir.” Bu olayı net bir şekilde sayfaları çevirirken göreceksiniz.

Hoşuma giden bir diğer nokta ise; karakterlerden Frank Zang’in kendisini bulma durumudur. O sayfaları da ciddiyetle okuyun bence. Gerçekten de hiçbir şey tesadüf değildir, içinizde var olanlar dışarıya çıkmak için sadece uygun bir zaman arar.

İşte böylesi bir kitaptı Hades’in Evi… Olayların ilerleyişi hakkında yorum yapıp spoiler vermek istemediğimi artık biliyorsunuz diye düşünüyorum. Ben sevdim Hades’in Evi’ni umarım sizde beğenirsiniz.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,7

Yazım Dili Yorumu

Rick Riordan’ın yazımını beğeniyorum. Duru ve net. Bence bu yorum yeterli yazım dili için.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,8

Yapısal Yorum

Dogan Egmont’un kalitesi hakkında hepimiz fikir sahibiyiz. Birkaç sayfada yazım hataları olsa da haklarını yemeyelim güzel bir iş çıkartmışlar.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER


Yunanlar trajediyi icat etmişlerdi. En yüce kahramanların mutlu sonlarla karşılaşmadığını biliyorlardı.

Hades'in Evi, Rick Riordan (Sayfa 38)

Korkmak doğaldır. Tüm büyük savaşçılar korkar. Sadece aptallar ve hayal dünyasında olanlar korkmaz. (Sayfa 152)

Ölüler ne göreceklerine inanırlarsa, onu görürler. Yaşayanlar da öyle. İşin sırrı budur. (Sayfa 190)

Jason her zaman ekibindeki kişilerle iyi bir ilişki kurmaya çalışırdı. Biri bir savaşta sırtını kollayacaksa, ortak noktaları bulup birbirine güvenmenin iyi bir şey olduğunu zor yoldan öğrenmişti. (Sayfa 270)

Savaş kendi vaktini belirler. (Sayfa 389)

Soyunu kontrol edemesen de mirasını seçebilirsin. (Sayfa 431)

Sıradan bir ölümlü olmak güzel olmalıydı. (Sayfa 482)

Evrenin esas olarak bir makine gibi olduğunu düşünüyorum. Kimin tasarladığını bilmiyorum: Kaderler mi, tanrılar mı ya da büyük T ile yazılan Tanrı mı, hiçbir fikrim yok. ama evren çoğu zaman olması gerektiği gibi işliyor. Tabii ufak tefek parçalar kırılıyor ve bir şeyler bozuluyor ama genellikle... Olaylar belirli bir nedenle meydana geliyor.  (Sayfa 527)



Nisan 2017'nin Ardından

Salı, Mayıs 02, 2017
Estikçe, Aylık Rapor,

Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Kötü geçen bir Nisan Ayı ardından bu raporu yazmam gerekiyor ne yazık ki. Yıllık planlamadan geri olmasam da, aylık olarak planlarımdan geriyim. Neyse lafı uzatmadan hemen rapora geçiyorum

NELER OKUDUM?



Okuması basit olsa da nedense uzun süre okumakta zorlandığım bir eser oldu.  Bu zorlanma raporunu yazmama da yansıdı ki uzun süre masamda bekledi raporunun yazılmasını : )


Bu ayın en güzel kitabıydı diyebilirim. Gerçekten beğendiğim bir eser oldu ve herkesin okumasını tavsiye ederim.

Hades’in Evi

Seriye 4. kitap ile devam ettim. Henüz raporunu yazamamış olsam da bu ay içerisinde okuduğum kitaplardan biri de buydu.

NELER İZLEDİM?


Bu ay filmlerden ziyade dizilere sardım. Daha doğrusu tek bir diziye. “Söz”den bahsediyorum. Benim beğendiğim bir yapım oldu gerçekten. 5. Bölüm Pazartesi günü yayınlandı.gerçekten bozmazlarsa ciddi bir yapım olarak dizi tarihimize geçer diye düşünmekteyim.


Bu Ay Okuduğum Kitap Sayısı: 3
En uzun eser: Hades’in Evi (448)
En kısa eser: Beyaz Zambaklar Ülkesi’nde (127)
Toplam Okunan Sayfa Sayısı: 907 Sayfa
Genel Toplam Sayfa 2017: 4598
Günlük Ortalama Okunan Sayfa Sayısı: 31 Sayfa (Yaklaşık)
En Beğendiğim Eser: Beyaz Zambaklar Ülkesinde


67: KİTAP YORUMU : Sevda Sözleri - Bütün Yapıtları

Cumartesi, Nisan 29, 2017

9789753634560, Bütün Yapıtları, Cemal Süreya, Edebiyat, Kitap Yorumları, Sevda Sözleri, Şiir, Yapı Kredi Yayınları, YKY,


Kitabın Adı: Sevda Sözleri - Bütün Yapıtları
Yazar: Cemal Süreya
Baskı Tarihi: Haziran 1990
Sayfa Sayısı: 329
ISBN: 9789753634560
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Kitabın Türü: Edebiyat, Şiir

KİTAP HAKKINDA


Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitamin"iydi.
Lirik, erotik, politik gür bir ırmak.
"Sevda Sözleri" bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.
Öyle bir bütünlük ki bu, sıcak, tılsımlı ve ölümsüz...

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Bu sıralar okuyor lakin yazamıyorum… Yazın yaklaşması ile birlikte mesai saatlerim uzadığından mütevellit biraz daha zor oluyor yazıları yazmak. Lafı uzatmadan Cemal Süreya’nın Sevda Sözleri isimli eserini yorumlamaya geçiyorum.

  1. İçerik Yorumu

Cemal Süreya’nın tam anlamıyla bir eserini daha önce okumamıştım. Parça parça şiirlerini okumuşum olsamda bir eserini okumadan bir yazarı anlamak biraz zor oluyormuş bunu bir kere daha anladım.

İçerikte yer alan o kadar şiirde o kadar fazla konudan bahsediliyor ki… Aşk, vatan, siyasi konular, hatta kahvaltı hakkında bile bir şiiri var ki zaten hepinizin malumudur. : )

Sevda Sözleri’ni okurken Cemal Süreya hakkında garip bir fikre kapıldım; hemen hemen her konuda yazan Süreya sanırım biraz da olsa şizofreni var. Çünkü şiirlerini okurken şizofreni hastalarının çizdiği resimleri izler gibi oldum.

Genel anlamda sevdiğim eserleri hatırladım diyebilirim. Güzel bir deneyimdi. Cemal Süreya’nın diğer eserlerini de ilerleyen zamanlarda okuyabilirim. O zamana kadar şiire biraz ara vereceğim. 

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,6

  1. Yazım Dili Yorumu

Cemal Süreyya’nın yazım dili hakkında içerikte biraz bahsettim. Daha fazla denilebilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bazen okuduklarımı anlamakta zorlandığımı ifade etmem lazım.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,9

  1. Yapısal Yorum

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan eserin yapısal anlamda bir sıkıntısı yoktu. Bu anlamda geçerli bir notu hak ettiğini ifade etmek lazım. Kapak tasarımı da klasik eser sahibinin fotoğrafı… 

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,6

SEÇTİĞİM SÖZLER


Ben ömrümde aşk nedir hiç bilmedim.
Süheyla'yı saymazsak ha ha ha  (Sayfa 18)

Afrika dediğin garip bir kıta
El bilir alem bilir
Ki şekli bozulmasın diye Akdeniz'in
Hala eskisi gibi çizilir
Haritalarda (Sayfa 34)

Renklerinden dolayı okulsuz bırakılan
Zenciler zenciler iki okka zencefil
İntihar süsü verilerek
Güneşin linç edildiği bir akşam (Sayfa 37)

Yalnız aşkı vardır aşkı olanın  (Sayfa 48)

Biliyorsun ben hangi şehirdeysem
Yalnızlığın başkenti orası  (Sayfa 62)

Bir erginliktir aşk.
Ne var ki mutluluğun kendisi değildir.
Yine de en büyük kanıtıdır onun (Sayfa 88)

Her kelime yeniden söylenmektedir.
Yeniden yeniden söylenmektedir
Ve her kelimenin anlamı
Başka olmaktadır bir öncekinden  (Sayfa 105)

Kurt altı yavru doğurur
Köpek olur bunlardan biri (Sayfa 121)

Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı  (Sayfa 133)

Kim istemez mutlu olmayı
Mutsuzluğa da var mısın?  (Sayfa 155)

Şimdiye dek düşünmediyseniz
Bakmayın içinde ne var,
Küçük bir kitaptır yaşamak
Elinde tutmaya yarar.  (Sayfa 206)

İnsan süsüdür günah (Sayfa 271)

Kürtler yalan söylemek zorunda;

Arnavutlar doğru (Sayfa 297)

Pazar 6'lısı #7 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Özel

Pazartesi, Nisan 24, 2017

Estikçe, Pazar 6'lısı,
Cahil Okur’dan herkese merhabalar.

Bu haftanın Pazar 6’lısı konusu “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Özel”di. Özel diyince öyle aklınıza çok farklı şeyler gelmesin ama :D 6’lı hakkındaki açıklama bu kadar olunca bendeniz de azcık gecikmeli de olsa çocukluğumdan hatıra 6 kitabı sizlerle paylaşmak istedim

1-      Bilgisayara Giren Tırtıl


Hidayet Karakuş’un adından birçok kez bahsettiğim kitabı. İlk kitaplarından bir tanesidir. Bende yeri farklıdır. İlk bilim-kurgu okumamdı. İtiraf ediyorum korkmuştum.

Estikçe, Pazar 6'lısı,

2-      Alyanaklı Mavi Balon


Yine Hidayet Karakuş’un eserlerinden bir tanesi… Unutamadığım çocukluk kitaplarından biridir.

Estikçe, Pazar 6'lısı,

3-      Harry Potter ve Felsefe Taşı


Dikili’de tatildeyken tanışmıştım Harry Potter ile… İtiraf ediyorum korsan bir basımdı. Nerelere gitti hiç bilmiyorum ama keşke kaybetmeseydim : (

Estikçe, Pazar 6'lısı,

4-      Cin Ali serisi


Evet bende o seriye yetişen nesildenim. Baya da fazlaydı seriden kitaplarım. Güzel kitaplardı.

Estikçe, Pazar 6'lısı,

5-      Çalıkuşu


Beni Reşat Nuri Güntekin hayranı yapan kitaplardan birisidir kendisi. Okuduğum nadir Türk yazarlardandı bir zamanlar…

Estikçe, Pazar 6'lısı,

6-      Şeker Portakalı


Çocukken değildi okumam belki ama keşke çocukken okusaydım dediğim bir kitap ile bitireyim bu seriyi. Sizde bu kitabı okutun çocuklarınıza, o güzel tazecik beyinlerine güzel bir tohum ekin derim…



Estikçe, Pazar 6'lısı,

2 Kitap Alış-verişi: Kitapçı Dostun Faydaları

Salı, Nisan 18, 2017

Kitap alış-verişi, Estik, Uzun, Rick Riordan, Percy Jackson,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

İkinci alış-veriş yazımla karşınızdayım. Yine hikayeli bir alışveriş oldu açıkçası :) Lafı uzatmadan hemen yazıya geçiyorum. Bakalım neler diyeceksiniz.

Blogda adından da bolca bahsettiğim çocukluk arkadaşım olan Uzun, yaklaşık olarak 1 senedir alış-veriş yaptığım kitapçıda çalışıyor. Durum bu olunca da elbette bunun nimetlerinden faydalanıyorum. Bu konuda yalan söylemem.

Kitaplarımın arasında ikinci el olarak aldığım kitapların sayısının her geçen gün artış sağlamasının temel nedenlerinin başlıca sebebi de Uzun’dur. Bu durumdan şikayetçi olduğumu söylemiyorum tabii ki oldukça memnunum.

Son ikinci el kitap alışverişimi ise uzun zamandır almayı planladığım Rick Riordan’ın Percy Jackson serisi oldu. Her Salı olduğu gibi yine Uzun’un yanına gitmiştim ki serinin ikinci el olarak ve tam seri olarak geldiğini öğrendim.

Lakin şöyle bir sıkıntı vardı ki bir genç arkadaşın elindeydi ve Uzun ile saklaması yönünde ricacı oluyordu. Yanında parası yoktu o an için. Lakin buna Uzun yanaşmadı ve neticede kitapları ben aldım.

Bu işin hikaye kısmı elbette. Avantaj kısmına gelirsek eğer; internet de sizde göreceksinizdir ki serinin tamamı hemen hemen 100 lira civarında. Bense tüm seriyi 35 TL gibi bir fiyata aldım. Kitapların oldukça iyi durumda olduğunu belirtirim. Tek yazı ilk sayfalardaki isimler…


Sonuç olarak benim adıma güzel bir alışveriş oldu. Uzun’a ve kitapları ona satan arkadaşa buradan teşekkür ederim tekrardan. 
Blogger tarafından desteklenmektedir.