Mayıs 2017'nin Ardından

Cumartesi, Haziran 03, 2017
Aylık Rapor, Estikçe,
Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Mayıs ayı benim için oldukça güzel geçti. Umarım sizin için de aynı olmuştur. Her ne kadar yorumları girmemiş olsam da 7 kitap okudum. Bunlardan sadece “Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle” kitabını ve “Sır Perdesi Aralanıyor” kitabını sizlerle paylaşabildim. Hemen ayrıntılara geçiyorum;

NELER OKUDUM?

Seni seviyorum Deme Evlen Benimle

Mavim ile birlikte okuduğumuz bir kitaptı. Bütün olarak çok fazla beğendiğim bir kitap olmasa da bölüm bölüm güzel bir kitaptı. Yorumda da bahsettiğim gibi altını çizdiğim cümleler bütünden çok daha güzeldi benim için.

Sır Perdesi Aralanıyor

Sherlock Holmes diyip konuyu kapatmak istiyorum. Her satırını yüzümdeki mutluluk ifadesi ile okudum.

Kayıp Hikayenin İzinde

Bakınız üst başlık.

Biz Şimdi Neyiz

PuCCa ile uzun bir aradan sonra yollarımız yeniden kesişti. Biraz zorlama tadı alsam da, önceki kitapları daha çok beğenmiş olsam da, yine de güzel bir kitaptı. Henüz okumadıysanız tavsiye ederim

Cadı Avcısı

Bu ay en fazla beklenti içerisine girdiğim kitaptı. Lakin istediğimi tam olarak alamadım. Ayrıntılı incelemem de sebeplerini anlatırım.

Kilit

Uzun süredir tarihi roman okumamıştım. Güzel vakit geçirdim diyebilirim. Tarih bilgime yenilerinin dahil olması da beni ayrıca memnun etti.

Dehanın Esrarengiz Yüzü

Sherlock Holmes’ta zirveye vardım bu ay evet.. Bu ay içerisinde okuduğum üçüncü Sherlock Holmes kitabıydı ama hiç sıkılmadım gerçekten.

NELER İZLEDİM?

Bu ay öyle çok fazla film izlemedim. Sadece Ata Demirer’in “Berlin Kaplanı” filmini izledim. Kısa zaman sonra ayrıntılı incelemesini paylaşacağım.

Dizi noktasında ise ciddi sıkıntı çekiyorum. Agents of Shield’ı izlemeye devam ediyorum. Yeni tekliflere açığım bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.


Bu Ay Okuduğum Kitap Sayısı: 7
En uzun eser: Cadı Avcısı (400)
En kısa eser: Sır Perdesi Aralanıyor – Kayıp Hikayenin İzinde (192)
Toplam Okunan Sayfa Sayısı: 1775 Sayfa
Genel Toplam Sayfa 2017: 6373
Günlük Ortalama Okunan Sayfa Sayısı: 58 Sayfa (Yaklaşık)
En Beğendiğim Eser: Kilit


Blog Partisi

Perşembe, Haziran 01, 2017

Estikçe, Blog Partisi

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Gecikmiş bir yazı ile karşınızdayım yine. Annesi’nin Prensesi Blogu’nda geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Blog Partisi etkiliğinden haberdarsınızdır. Güzel katılımlı geçen bir etkinlikti. Herkes cevaplarını çoktan yayınlasa da ben anca yayınlayabiliyiroum. Herkesten özür dileyerek hemen ayrıntılara geçmek istiyorum.

3’er kişilik 9 grubun oluştuğu Blog Partisi etkiliğinde 5. Grup’a düştüm. Ve bu grupta benimle yer alan Kerem Esena ve Umman Aslan’ın sorularını yanıtlayacağım şimdi sizler için;

İlk soru Kerem Esena’nın sorusu; “Herkesin hayatında insanı etkileyen, düşüncelerine yön veren bir şeyler olmuştur. Seni bugünkü sen yapan şeyler nelerdir? Bu hayatında yaşadığın bir anı, izlediğin bir film ya da okuduğun bir cümle dahi olabilir.”

Aslına bakarsanız ben öyle bir filmden, bir sözden pek de etkilenen bir  ama olmadım hiçbir zaman. Lakin bir kitap benim için oldukça önemliydi. Üniversite yıllarında okuduğum kitabımın adı “Rüzgarı Dizginleyen Çocuk”. William Kamkawamba isimli ve aynı gün doğduğum yazar kendi hikayesini anlatıyordu bu kitapta. Okumayan arkadaşlarımı düşünerek spoiler vermemek adına fazlaca ayrıntıya girmiyorum lakin henüz okumadıysanız kesinlikle tavsiye ederim.

İkinci soru ise Umman Aslan’ın, “Hayatta hatırlayınca kendinizle gurur duyduğunuz en güzel ameliniz ne diye sorulsa hangi amelinizi söylersiniz?” sorusu.

Aslında bu soruya nasıl yanıt verileceğini bilemiyorum ama bu tip konu her açıldığında bu hayatta iyi ki yapmışım dedim bir hareket var. Her zaman bunun gururunu yaşadığım bir şey. O da üniversite yıllarımızda arkadaşlarımla beraber çocuk esirgeme kurumuna yaptığımız ziyarettir. Çocukların mutlulukları görülmeye değerdi gerçekten. Gerekli izinlerin alınması ile çocukları bir günlüğüne dışarı çıkarmıştık yurttan. Otobüsteki onca boş yere rağmen çocukların hala inatla kucağımda oturmak istemesini ve bunun için birbiriyle tartışmalarını hatırladıkça kötü olurum. Onların sevgiye olan açlıkları geçekten çok fazla. Adını ne yazık ki unuttuğum lakin sözlerini asla unutamadığım küçük bir kız vardı; “Amca beni babammış gibi sever misin?” Bu hayatta ki yaptığım en güzel amelim o küçük meleğin saçlarını okşamaktı.


İşte böyle…




22. İzmir Kitap Fuarı

Salı, Mayıs 30, 2017
Cahil Okur’dan herkese merhabalar.



İzmir Kitap Fuarı geçeli bir hayli zaman oldu. Yazı baya bir gecikti elbette. Hem de baya bir gecikti ama buna da şükür : ) Neyse goy goy yapmayı kenara bırakıp hemen anlatmaya başlıyorum.

Fuara gidip gidemeyeceğim oldukça belirsizdi çünkü başımda askerlikle alakalı bir sorun vardı. 1 ay öncesinden Uzun ve Çömez ile anlaşmış olsak da, “Askerlik Yoklaması” ile alakalı bir sıkıntı yaşadığım için durum belirsizliğini son ana kadar korudu. Neyse ki son anda işler yoluna girdi ve fuar için sabah 5:45’te trenle Soma’dan yola çıkabildik. 


Fuar alanına gidene kadar ne yazık ki erken saatte geldiğimizin farkına varamadık elbette. Saat 09:30 civarı alandaydık ve maalesef 11:00’e kadar alanda kapıların açılmasını bekledik. Kuyrukta sıranın bize gelmesi ile sonunda alana giriş yapabildik.

İlk durağımız sahafların olduğu koridor oldu. Elbette ki nedeni Çömez için aradığımız Stephen King kitaplarıydı. Ne yazık ki istediğimiz kalitede kitapları bulamayınca, yayın evlerinin bulunduğu alana geçerek gezmeye başladık.

Alanda yaklaşık olarak 3 saat kadar dolaştık. Farklı yayın evlerine gittik, kitapları inceledik, indirimleri inceledik. Alış veriş yaptık. Lakin en güzel tarafı son anda gerçekleşti diyebilirim. Artık her şeyin sona ermesi ile ve tren saatimizin yaklaşması sebebiyle çıkmayı düşünürken, Çömez; “Bak senin kitap burada” dedi. “Neymiş o?” falan derken bir anda çocukluğumda okuduğum ilk kitap olan “Bilgisayara giren tırtıl”ı gördüm.  


Tabi bu kadarla da kalmadı güzellikler, Hidayet Karakuş hocamda ordaydı ve imza veriyordu. Kendisiyle kısa bir sohbet ettik ve durumu anlattım. Sağ olsun benim için kitabı imzaladı. Biraz sohbet ettik fotoğraf çekildik. Gerçekten fuarın en güzel tarafı buydu benim için.



Sonuç olarak güzel bir fuarı geride bıraktık. Seneye neler olur hiç bilmiyorum ama kesinlikle 23. Kitap Fuarı’nda da orada olacağım. Belki de bu sefer Mavi'm de bize katılır.

Neler Aldım?


Yerdeniz Büyücüsü Serisi
Bilgisayara Giren Tırtıl




Çömez ile girdiğim yarış

Pazartesi, Mayıs 29, 2017
Estikçe, Çömez, Kitap okuma yarışı, J R R Tolkien, Yüzüklerin Efendisi, Stephen King,


Cahil Okur’dan herkese selamlar…
  
Bu gün Çömez ile girdiğimiz bir kitap okuma yarışından bahsetmek için karşınızdayım. Yaklaşık olarak 3 ay kadar önce bu yarışa girmeyi planlamıştık ve başlamıştık da yarışa ama kurallar noktasında ki belirsizlikler nedeniyle bu güne kadar aksadı yazıyı yazmak ve konuyu sizlere duyurmak.

Yukarıda da söylediğim gibi bir kitap okuma yarışı yapıyoruz Çömez ile birlikte. Lakin he yarış gibi bu yarışında bazı kuralları var. İşte o kurallardan bazıları…

1-     Çömez’in okuduğu her 1 sayfaya karşılık benim 3 sayfa okumam gerekiyor. Yani yıl sonunda yarışı kazanmam için Çömez’in okuduğu sayfa sayısından 1 fazla okumalıyım.
2-      Sonraki kuralımız ise kitapların nitelikleri ile alakalı… Çizgi roman, şiir, tiyatro eseri gibi okunması basit kitapları okumaya bir sınırlama getirdik. Bu sınırlamaya göre; yıl sonunda bahsettiğim türdeki kitapların sayısı benim okuduğum kitapların yüzde 25’ini geçemeyecek, Çömez’in ise yüzde 20’den fazla bu kitaplardan okuması yasak. Aksi takdirde bu tip kitaplardan en fazla sayfa sahip olan kitap toplam okuma sayfasından düşülecek.
3-      2. Madde de geçen kitapların yanı sıra sayfa sayısı 150’den az olan tüm kitaplarda gene bu sınırlamaya dahil edildi.
4-      İkimizde birbirimizin okuduğu kitaplardan haberdar olacağız. Ki bunun için bir çizelge ve tablo oluşturdum. İkimizde birbirinin kitaplarını takip ediyoruz.

Ekstra bir değişiklik olmazsa şimdilik kurallarımız bu kadar… Peki her yarışın bir ödülü olur bu yarışın ödülü ise Tolkien’in ölümsüz eseri Yüzüklerin Efendisi’nin tek ciltlik özel baskısı.  Anlayacağınız bu yarışı kesinlikle kazanmam gerekiyor. Aslında ödül için ikimizin de farklı düşünceleri vardı ancak Çömez, Stephen King’in özel imzalı kitabını isteyince, ki kendisi bin 500 lira civarında, bu kitapta karar kıldık.

Gelelim yarıştaki son duruma; şu anda bendeniz 6 bin 173 sayfa okumuş bulunmaktayım. Çömez ise 2 bin 142 sayfa. Lakin onun okuduğu sayfalar 3 ile çarpıldığı için 6 bin 426 sayfa yapıyor ve 253 sayfa önüme geçmiş durumda. Lakin daha önümüzde 7 aylık bir süreç var. Kendime olan güvenim, ben bu işi kesinlikle başaracağım.


Ara ara size yarışımızdan haberdar edeceğim. Sizin de dostlarınızla girdiğiniz bu tür yarışlar var mı? Benimle paylaşırsanız mutlu olurum. 

Çekiliş Sona Erdi

Pazartesi, Mayıs 29, 2017
Estikçe, çekiliş, çekiliş sonuçları, kitap çekilişi,
Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Uzun süren çekilişimiz sonunda neticelendi. Öncelikle değer verip çekilişe katılan tüm arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ederim. Elbette tüm çekilişler gibi bununda sadece bir kazanını var. Lafı hiç uzatmadan hemen kazananı açıklamak istiyorum ben.

Asil talihlimiz 24 numarayla Rabia Nihal oldu.

Yedek talihli ise 15 numarayla Elif Karakoç

24 Saat içinde Rabia Nihal’in adres bilgileri ve seçtiği kitabı bildiren bir mesaj ile facebook sayfam üzerinden benimle iletişime geçmesini bekliyorum. Aksi takdirde hak Elif Karakoç’a geçecektir.


Talihli takipçim 61. kitap yorumu ile 70. kitap yorumu arasındaki kitaplardan istediğini seçme hakkına sahip. 

70: KİTAP YORUMU : Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya

Pazar, Mayıs 28, 2017
Kitap Yorumları, Arthur Conan Doyle, Sherlock Holmes, Sır perdesi aralanıyor, Kızıl dosya, A Study in Scarlet, Sakıp Murat Yalçın, Martı Kitapevi, Hikaye (Öykü), Polisiye, Edebiyat

Yazar: Arthur Conan Doyle
Baskı Tarihi: Şubat 2013
Sayfa Sayısı: 192
ISBN: 9786053480808
Orijinal Adı: A Study in Scarlet
Çeviri: Sakıp Murat Yalçın
Yayınevi: Martı Kitabevi
Kitabın Türü: Hikaye (Öykü), Polisiye, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


Dünyanın En Ünlü Hayali Dedektifi Sherlock Holmes'un Okurla Tanıştığı İlk Roman!

En olağan suç genellikle en gizemli olandır.
-Sherlock Holmes-

Keskin zekâsı, kendine özgü yöntemleri ve dikkatleri üzerine çeken karizmasıyla unutulmaz kahramanlar listesinde sağlam bir yer edinen ünlü dedektif Sherlock Holmes'un hem okurla hem de en yakın arkadaşı Dr. Watson'la ilk tanıştığı roman oluşu, bu kitabı ayrıcalıklı kılıyor.

Yayınevimiz tarafından yayımlanan, 5 kitap ve toplam 56 hikâyenin yer aldığı seri dışında; her birinde ayrı bir maceranın anlatıldığı 4 kitaplık yeni serinin "ilk" romanı Kızıl Dosya'yı polisiye severlerin beğenisine sunuyoruz.

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Sherlock Holmes serisini yine Martı Yayınları’ndan çıkan başka bir seri ile okumuştum. A101’den kapmayalı satışı görünce dayanamayıp almıştım ki konuyla ilgili yazı burada… Lafı uzatmadan hemen yoruma geçiyorum.

İçerik Yorumu

Sir Arthur Conan Doyle’un ölümsüz eseri Sherlock Holmes’un önceki versiyonlara nazaran tek bir hikayesinin yer aldığı Sır Perdesi Aralanıyor / Kızıl Dosya kitabı bana daha doyurucu geldi.  Olayın tüm ayrıntılarını net bir şekilde okuduğum ve gerçekten zevk aldığım bir kitap oldu.

Serinin ilk kitabı olması hasebiyle Sherlock ve Doktor Watson’ın tanışmalarının da konu alınması güzel olmuş. Lakin bu durum aklıma şöyle bir fikir getirdi ki; olayların oluş zamanları Sherlock’un gençlik zamanlarına denk geliyor.

Anlatmaya çalıştığım Martı’nın bir önceki Sherlock Holmes serisindeki Sherlock ile mevcut okuduğum Sherlock Holmes serisindeki Sherlock arasında hissettiğim şudur ki 20 – 25 yaş arasında bir fark mevcut.

Konuya dönecek olursak Sherlock Holmes’un olaylara bakış açısına bir kez daha hayran kaldım. Spoiler vermek istemiyorum ama Sherlock’un yardımcıları olan sokak çocukları ile tanışmakta ayrıca güzel oldu.

Farklı bir şeyler okumak ve bakış açınızı genişletecek bir kitap okumak isterseniz tavsiyem kesinlikle Sherlock Holmes olur.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,9

Yazım Dili Yorumu

Sir Arthur Conan Doyle’un yazımını oldukça beğeniyorum ve severek okuyorum. Çeviri sahibi Sakıp Murat Yalçın’ın da bu noktada hakkını teslim etmek lazım.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,8

Yapısal Yorum

Martı kalitesi fiyata rağmen bu kitapta da görünmekte. Tasarımda kullanılan Benedict Cumberbatch’in bir satış stratejisi olduğu aşikar lakin benim tercihim kesinlikle Robert Downey Jr. olurdu.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER


Dahiliğin acı çekmeye sınırsız dayanıklılık olduğunu söylüyorlar  (Sayfa 49)

Hayal gücü olmasa korku da olmazdı.  (Sayfa 66)

Bu dünyada ne yaptığın hiç önemli değil. Önemli olan insanları ne yaptığına inandırman. (Sayfa 187)


İnsanlar arkamdan konuşadursun, ben evimde sandığımdaki parayı izleyerek kendimi alkışlıyorum. (Sayfa 192)

3 Kitap Alış-verişi: A 101 Time!

Cumartesi, Mayıs 27, 2017
Estikçe, Kitap alış-verişi, A101, Sherlock Holmes, Sir Arthur Conan Doyle,
Ramazan Ayı’nın ilk gününde Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Kitap alış verişi yazılarını sıkça yazmadığımı biliyorsunuz. Aslında bu furyaya katılmayı sevmiyorum ama severek takip ettiğim birçok blogger arkadaşım gibi bende yazayım istedim ve 2 seneyi geride bırakmamıza rağmen henüz daha 3. alış veriş yazısını sizlerle buluşturmuş durumdayım.

Lafı uzatmanın manası yok hemen asıl konuya geçelim… A101 kampanyalarını ne kadar takip ediyorsunuz bilmiyorum.  Bu konuda ev hanımı olanların daha bilgili olduğuna eminim tabi. Bende arada sırada, genellikle takip ettiğim facebook sayfalarında yazılanları gördükçe A101 kampanyalarından haberdar olan bir adamım

Sondan bir önceki kampanyalarında Sir Arthur Conan Doyle’un ölüm eseri Sherlock Holmes kitaplarını 3.90 gibi çok komik bir rakama satışa sundular. Tabi cahil Okur durur mu? Elbette ki hayır. Hemen gidip kitapları aldım.

Lakin bir aksilik vardı ki; 3. kitap olan “Dehanın Esrarengiz Yüzü”nü bir çok mağazada aramama rağmen bulamadım. Arayışlar devam ederken Çömez kitabı buldu ve aldı. Benim gibi bir Sherlock hayranının değil de onun kitabı bulmuş olması elbette ki beni durdurmadı. Kendisinden kitabı cebren ve hile ele almış bulunmaktayım.

Bu şekilde de 4 kitap şu an elimde bulunuyor. Kendisinin Stephen King hayranı olduğunu burada birçok kez ifade ettim. Şimdi buradan net bir mesaj göndermek istiyorum kendisine sizlerin aracılığıyla; “Kardeşim kitap için teşekkürler :D Geri verir miyim okumaya bile inan bilemiyorum şu an…”


Bu arada kitapların şu an ki satış fiyatları toplamı 40,3 TL, benim ödediğim tutar ise 15,6. Umarım sizlerde bu kitaplara ulaşabilmişsinizdir. 

69: KİTAP YORUMU : Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle

Salı, Mayıs 23, 2017
Kitap Yorumları,  Miraç Çağrı Aktaş, Olimpos Yayınları, Roman, Aşk, Edebiyat

Yazar: Miraç Çağrı Aktaş
Baskı Tarihi: Şubat 2016
Sayfa Sayısı: 208
ISBN: 9786059176804
Yayınevi: Olimpos Yayınları
Kitabın Türü: Roman, Aşk, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


Erkek "Seviyorum" der, adam sevdiği kadının tuzlu kahvesini içer. Hayatta birçok kez haksızlığa uğrarız. Lakin öldüreceğini sandığımız hiçbir acıda yılmayız... Herkesin bir hikâyesi vardı. Kimi dile getirmedi acıyan yanlarını. Oturup kâğıda döktü acılarını. Kimi yalnızca sustu, içine ata ata doldu taştı... Yine de tek kelime edemedi. Hayat kimine sevebileceği nice kalpler sundu, kimse sevemedi. Elbet benim de dile getiremediğim acılarım var. Anlatmak istesem, anlatılmaz... Zaten bazı acılar dile getirilemez. Getirilmek istense de kelimeler yetmez... Dilinden seni seviyorum eksik olmayan insanlar zaten sevemez. Aşk hissettirmektir, emektir, bunu kimse bilmez. Dil "seviyorum" dese de, her yürek sevemez.

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar… Bu gün sırada bekleyen yeni kitap yorumu ile karşınızdayım. Mavi’m ile ortaklaşa okuduğumuz bir kitap ile karşınızdayım yine. Miraç Çağrı Aktaş’ın “Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle” kitabıyla…

Bu arada yorum yazarken arkamda heyecanla bekleyen Mavime de buradan tekrar söylemek istiyorum ki ; “O tuzlu kahveyi ben zevkle içerim”… 

İçerik Yorumu


Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle kitabında nedense bir şeylerin eksik olduğu hissine kapıldım. Her şey yolunda giderken bir anda her şey ters düz oluyor. Bunu anlamlandıramasam da, kitabın satır aralarında kalan ve altını bolca çizdiğim sözcükler aslında konudan daha önemli bir hal aldı.

Anladığım kadarıyla yazarın fanları da kendisini de bu doğru tespitleri nedeniyle takip etmekte. Yazar hakkında internetteki birkaç küçük araştırma ciddi bir takipçisi olduğunu gördüğümü de belirtmem lazım.

Bu kitabın içerisinde Mavi’m ile birbirimize tuttuğumuz notlar ise her şeyden önemliydi benim için. Anlayacağınız aşk ile okuduğum bir eser oldu. İçerisinde birçok mesajda alındı (Mavi’min altını çizdiği sözler bana birer mesaj niteliğindeydi.)

Yoruma geri dönecek olursak; olay örgüsü bir Türk Filmi’ni aratmayacak nitelikteydi. O kadar beğendiğimi söyleyemem ama dediğim gibi önemli olan, olaylar yaşanırken arada ettiği nokta vuruşa sahip cümlelerdi.

Okunması gerken bir eser olarak nitelendiremesem de okuduğunuzda zevk alacağınız bir eser.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,6

Yazım Dili Yorumu

Miraç Çağrı Aktaş sade ve yalın bir dille yazıyor. Bu da okumanızı gerçekten kolaylaştırıyor ki bence artı bir özellik. Kafa dağıtmak için okunabilecek yazarlardan listesine girmiş durumda şu anda.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,7

Yapısal Yorum

Olimpos’tan çıkan eserde bu tip kitaplarda sıkça rastladığım resimlerden uzak kalınması güzel olmuş. Bern tasarımı ve yapısal özelliklerini beğendim.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,6

SEÇTİĞİM SÖZLER


Her yağmurlu akşamın güneşli bir sabahı, her güneşli sabahın da yağmurlu bir akşamı var. Bu yüzden mühim olan tek şey, yol arkadaşın...  (Sayfa 8)

Belki aşk ikiye ayrılırdı. Biri gerçekten hayırlısı, bir diğeri ise en hıyarlısıydı. (Sayfa 10)

İnsanlar sevmek ve sevdiği kadar sevilmek istiyor. Fazlasında gözleri yok (Sayfa 11)

Her insanın sakladığı bir dünyası vardır içinde. İçine kimseyi almadığı... (Sayfa 28)

Bizim acılarımız ortaktı... Duygularımız farklı olsa bile kalbimiz aynı kumaştan dikiliydi.  (Sayfa 47)

Kalbinizin hızlı atmasına sebep olan insanı kaybetmekten korkarak seviyorsanız ve onunla aynı gökyüzü altında nefes alıp verdiğinizi düşündükçe varlığıyla mutlu olmakla yetiniyorsanız, aşkı yaşamayı ve mutluluğu sonuna kadar hak ediyorsunuz demektir. (Sayfa 53)

Benim hikayem adımı onun ağzından duymamla başlıyordu. (Sayfa 57)

Ben seni gizli severim. Sabah saat beşe doğru. Herkes uykusunun en tatlı yerindeyken. (Sayfa 60)

Bir kadın acısını anlatmadığı adamı sevmez. (Sayfa 60)

Onu soyadımı almasını isteyecek kadar çok sevdim.  (Sayfa 85)

Her erkeğin bir adamlık vazifesi vardır. Sevdiği kadını ortada bırakmamak... (Sayfa 97)

Bazen kabullenmek gerekiyor. Hatta çoğu zaman kabullenmek gerekiyor. Bir insanı olduğu gibi mesela, değiştirmeden. Sahiplenerek, sorgulamadan... Acılarıyla... (Sayfa 126)

Erkekler değil, adamlar sevdiği kadın için ağlar zaten. (Sayfa 131)

Denizler sadece boğulmak için değildir. Mavi bile onu sevmeye yeterli sebeptir.  (Sayfa 141)

Eğer yarım halinle onu sevdiğin zaman tamamlandığını fark ediyorsan, bu aşkların en güzelidir.  (Sayfa 174)

Bir şey de.
Yeter ki susma...  (Sayfa 180)



68: KİTAP YORUMU : Hades'in Evi - Olimpos Kahramanları 4

Pazartesi, Mayıs 22, 2017
Kitap Yorumları, Rick Riordan, Hades'in Evi, Olimpos Kahramanları, Belgin Selen Haktanır Us, Doğan Egmont Yayıncılık,
Resimdeki arkadaşın adı "Çiko" Kardeşimin abisine ördüğü bir dost. Burdan kendisine bir kez daha teşekkür ederim :D Bu güzelliğe ve nicesine İnstagram üzerinden Dinazor Evi profilinden ulaşabilirsiniz. 
Yazar: Rick Riordan
Baskı Tarihi: Ekim 2013
Sayfa Sayısı: 576
ISBN: 978-605-09-1716-1
Orijinal Adı: The House Of Hades
Çeviri: Belgin Selen Haktanır
Yayınevi: Doğan Egmont
Kitabın Türü: Fantastik

KİTAP HAKKINDA


2. Argo tayfası en önemli kararların verildiği kavşaklardan birinde. Önlerinde iki seçenek var: Ya Athena Parthenos heykelini alıp eve dönecek ve iki kampın savaşını engellemeye çalışacaklar, ya da Tartarusta tutsak kalan Percy ve Annabethi kurtarmak ve Ölümün Kapılarını kapamak için Hadesin Evine gidecekler. Hangi yolu seçerlerse seçsinler, acele etmeleri gerek.

Kana susamış Gaia, güç kazanacağı tarihi 1 Ağustos olarak belirlemiş durumda. Percy ve Annabeth ise perişan halde. Her köşesinde bir tehlikeyle yüzleştikleri, karanlık ve zehir dolu Tartarusta hayatta kalmayı nasıl başaracaklar? Aç, susuz ve acı içindeler. Ölümün Kapılarını bulmalarının imkânı yok. Bulsalar bile Gaianın en güçlü yaratıkları, kapıların önünde nöbet tutuyor.

Kehanetin yedi melezinin tek bir seçeneği var: imkânsızı başarmak! Tüm sevdikleri için bu riski göze almak zorundalar.

Ancak aşk, bazen en riskli seçenek...

Rick Riordan, çok satan Olimpos Kahramanları serisinin sondan bir önceki kitabı Hadesin Evinde bir kez daha tüyler ürpertici ve soluksuz bir macera sunuyor. Melezlerin her birinin kendini bulduğu bu kitapta onlara bir kez daha bağlanacak, mücadelelerine ortak olacaksınız

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar… Bugün, uzun bir aradan sonra, karşınıza Rick Riordan’ın Olimpos Kahramanları serisinin Hades’in Evi kitabıyla karşınızdayım.Yazmayı bekleyen o kadar fazla kitap yorumu var ki anlatamam. Aslında halen devam eden çekilişin bile son bulması lazımdı. Gecikmeler için hepinizden özür diliyorum. Lafı uzatmadan hemen yoruma geçiyorum.

İçerik Yorumu

Rick Riordan’ın daha önceki kitaplarında da bahsettiğim gibi, kendisinin adını hep duyduğum lakin geç tanıştığım bir yazar. Olimpos Kahramanları serisi ile tanışıklığımız başladı ve serüvenin yavaş yavaş da sonuna geliyoruz.

Romalı ve Yunan kahramanlarımız artık yavaş yavaş yolun sonuna geliyor. Başlarına gelmeyen kalmadı ne yazık ki… Peki bunlar olurken benim dikkatimi çekenler nelerdi? Neleri beğendim, neleri beğenmedim?

Öncelikle şunu belirtmem lazım ki kitaptaki iki önemli karakterden birinin diğerine aşık oluşu beni şaşırttı ve üzdü açıkçası. Yanlış anlaşılmaması için açıklayayım ki; ben homofobik falan değilim. Lakin 18- yaş grubuna hitap eden bir kitapta böylesi bir konunun işlenmesi… Ne bileyim biraz rahatsız edici geldi. Lakin yine de bu kitabı yereceğim anlamına gelmiyor elbette.

Bu arada bu tip karmaşanın yanı sıra gerçek aşkın tezahürü durumlarla da sıkça karşılaşıyoruz kitapta. Belki çocukça, belki saçma lakin en duru halini görmek mümkün aşkın. Hangi kitapta okumuştum hatırlamasam da şöyle diyordu yazar; “Aşkın en büyük kanıtı; O’nun için O’ndan vazgeçmektir.” Bu olayı net bir şekilde sayfaları çevirirken göreceksiniz.

Hoşuma giden bir diğer nokta ise; karakterlerden Frank Zang’in kendisini bulma durumudur. O sayfaları da ciddiyetle okuyun bence. Gerçekten de hiçbir şey tesadüf değildir, içinizde var olanlar dışarıya çıkmak için sadece uygun bir zaman arar.

İşte böylesi bir kitaptı Hades’in Evi… Olayların ilerleyişi hakkında yorum yapıp spoiler vermek istemediğimi artık biliyorsunuz diye düşünüyorum. Ben sevdim Hades’in Evi’ni umarım sizde beğenirsiniz.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,7

Yazım Dili Yorumu

Rick Riordan’ın yazımını beğeniyorum. Duru ve net. Bence bu yorum yeterli yazım dili için.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,8

Yapısal Yorum

Dogan Egmont’un kalitesi hakkında hepimiz fikir sahibiyiz. Birkaç sayfada yazım hataları olsa da haklarını yemeyelim güzel bir iş çıkartmışlar.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,7

SEÇTİĞİM SÖZLER


Yunanlar trajediyi icat etmişlerdi. En yüce kahramanların mutlu sonlarla karşılaşmadığını biliyorlardı.

Hades'in Evi, Rick Riordan (Sayfa 38)

Korkmak doğaldır. Tüm büyük savaşçılar korkar. Sadece aptallar ve hayal dünyasında olanlar korkmaz. (Sayfa 152)

Ölüler ne göreceklerine inanırlarsa, onu görürler. Yaşayanlar da öyle. İşin sırrı budur. (Sayfa 190)

Jason her zaman ekibindeki kişilerle iyi bir ilişki kurmaya çalışırdı. Biri bir savaşta sırtını kollayacaksa, ortak noktaları bulup birbirine güvenmenin iyi bir şey olduğunu zor yoldan öğrenmişti. (Sayfa 270)

Savaş kendi vaktini belirler. (Sayfa 389)

Soyunu kontrol edemesen de mirasını seçebilirsin. (Sayfa 431)

Sıradan bir ölümlü olmak güzel olmalıydı. (Sayfa 482)

Evrenin esas olarak bir makine gibi olduğunu düşünüyorum. Kimin tasarladığını bilmiyorum: Kaderler mi, tanrılar mı ya da büyük T ile yazılan Tanrı mı, hiçbir fikrim yok. ama evren çoğu zaman olması gerektiği gibi işliyor. Tabii ufak tefek parçalar kırılıyor ve bir şeyler bozuluyor ama genellikle... Olaylar belirli bir nedenle meydana geliyor.  (Sayfa 527)



Nisan 2017'nin Ardından

Salı, Mayıs 02, 2017
Estikçe, Aylık Rapor,

Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Kötü geçen bir Nisan Ayı ardından bu raporu yazmam gerekiyor ne yazık ki. Yıllık planlamadan geri olmasam da, aylık olarak planlarımdan geriyim. Neyse lafı uzatmadan hemen rapora geçiyorum

NELER OKUDUM?



Okuması basit olsa da nedense uzun süre okumakta zorlandığım bir eser oldu.  Bu zorlanma raporunu yazmama da yansıdı ki uzun süre masamda bekledi raporunun yazılmasını : )


Bu ayın en güzel kitabıydı diyebilirim. Gerçekten beğendiğim bir eser oldu ve herkesin okumasını tavsiye ederim.

Hades’in Evi

Seriye 4. kitap ile devam ettim. Henüz raporunu yazamamış olsam da bu ay içerisinde okuduğum kitaplardan biri de buydu.

NELER İZLEDİM?


Bu ay filmlerden ziyade dizilere sardım. Daha doğrusu tek bir diziye. “Söz”den bahsediyorum. Benim beğendiğim bir yapım oldu gerçekten. 5. Bölüm Pazartesi günü yayınlandı.gerçekten bozmazlarsa ciddi bir yapım olarak dizi tarihimize geçer diye düşünmekteyim.


Bu Ay Okuduğum Kitap Sayısı: 3
En uzun eser: Hades’in Evi (448)
En kısa eser: Beyaz Zambaklar Ülkesi’nde (127)
Toplam Okunan Sayfa Sayısı: 907 Sayfa
Genel Toplam Sayfa 2017: 4598
Günlük Ortalama Okunan Sayfa Sayısı: 31 Sayfa (Yaklaşık)
En Beğendiğim Eser: Beyaz Zambaklar Ülkesinde


67: KİTAP YORUMU : Sevda Sözleri - Bütün Yapıtları

Cumartesi, Nisan 29, 2017

9789753634560, Bütün Yapıtları, Cemal Süreya, Edebiyat, Kitap Yorumları, Sevda Sözleri, Şiir, Yapı Kredi Yayınları, YKY,


Kitabın Adı: Sevda Sözleri - Bütün Yapıtları
Yazar: Cemal Süreya
Baskı Tarihi: Haziran 1990
Sayfa Sayısı: 329
ISBN: 9789753634560
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Kitabın Türü: Edebiyat, Şiir

KİTAP HAKKINDA


Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitamin"iydi.
Lirik, erotik, politik gür bir ırmak.
"Sevda Sözleri" bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.
Öyle bir bütünlük ki bu, sıcak, tılsımlı ve ölümsüz...

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Bu sıralar okuyor lakin yazamıyorum… Yazın yaklaşması ile birlikte mesai saatlerim uzadığından mütevellit biraz daha zor oluyor yazıları yazmak. Lafı uzatmadan Cemal Süreya’nın Sevda Sözleri isimli eserini yorumlamaya geçiyorum.

  1. İçerik Yorumu

Cemal Süreya’nın tam anlamıyla bir eserini daha önce okumamıştım. Parça parça şiirlerini okumuşum olsamda bir eserini okumadan bir yazarı anlamak biraz zor oluyormuş bunu bir kere daha anladım.

İçerikte yer alan o kadar şiirde o kadar fazla konudan bahsediliyor ki… Aşk, vatan, siyasi konular, hatta kahvaltı hakkında bile bir şiiri var ki zaten hepinizin malumudur. : )

Sevda Sözleri’ni okurken Cemal Süreya hakkında garip bir fikre kapıldım; hemen hemen her konuda yazan Süreya sanırım biraz da olsa şizofreni var. Çünkü şiirlerini okurken şizofreni hastalarının çizdiği resimleri izler gibi oldum.

Genel anlamda sevdiğim eserleri hatırladım diyebilirim. Güzel bir deneyimdi. Cemal Süreya’nın diğer eserlerini de ilerleyen zamanlarda okuyabilirim. O zamana kadar şiire biraz ara vereceğim. 

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,6

  1. Yazım Dili Yorumu

Cemal Süreyya’nın yazım dili hakkında içerikte biraz bahsettim. Daha fazla denilebilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bazen okuduklarımı anlamakta zorlandığımı ifade etmem lazım.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,9

  1. Yapısal Yorum

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan eserin yapısal anlamda bir sıkıntısı yoktu. Bu anlamda geçerli bir notu hak ettiğini ifade etmek lazım. Kapak tasarımı da klasik eser sahibinin fotoğrafı… 

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,6

SEÇTİĞİM SÖZLER


Ben ömrümde aşk nedir hiç bilmedim.
Süheyla'yı saymazsak ha ha ha  (Sayfa 18)

Afrika dediğin garip bir kıta
El bilir alem bilir
Ki şekli bozulmasın diye Akdeniz'in
Hala eskisi gibi çizilir
Haritalarda (Sayfa 34)

Renklerinden dolayı okulsuz bırakılan
Zenciler zenciler iki okka zencefil
İntihar süsü verilerek
Güneşin linç edildiği bir akşam (Sayfa 37)

Yalnız aşkı vardır aşkı olanın  (Sayfa 48)

Biliyorsun ben hangi şehirdeysem
Yalnızlığın başkenti orası  (Sayfa 62)

Bir erginliktir aşk.
Ne var ki mutluluğun kendisi değildir.
Yine de en büyük kanıtıdır onun (Sayfa 88)

Her kelime yeniden söylenmektedir.
Yeniden yeniden söylenmektedir
Ve her kelimenin anlamı
Başka olmaktadır bir öncekinden  (Sayfa 105)

Kurt altı yavru doğurur
Köpek olur bunlardan biri (Sayfa 121)

Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı  (Sayfa 133)

Kim istemez mutlu olmayı
Mutsuzluğa da var mısın?  (Sayfa 155)

Şimdiye dek düşünmediyseniz
Bakmayın içinde ne var,
Küçük bir kitaptır yaşamak
Elinde tutmaya yarar.  (Sayfa 206)

İnsan süsüdür günah (Sayfa 271)

Kürtler yalan söylemek zorunda;

Arnavutlar doğru (Sayfa 297)

Pazar 6'lısı #7 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Özel

Pazartesi, Nisan 24, 2017

Estikçe, Pazar 6'lısı,
Cahil Okur’dan herkese merhabalar.

Bu haftanın Pazar 6’lısı konusu “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Özel”di. Özel diyince öyle aklınıza çok farklı şeyler gelmesin ama :D 6’lı hakkındaki açıklama bu kadar olunca bendeniz de azcık gecikmeli de olsa çocukluğumdan hatıra 6 kitabı sizlerle paylaşmak istedim

1-      Bilgisayara Giren Tırtıl


Hidayet Karakuş’un adından birçok kez bahsettiğim kitabı. İlk kitaplarından bir tanesidir. Bende yeri farklıdır. İlk bilim-kurgu okumamdı. İtiraf ediyorum korkmuştum.

Estikçe, Pazar 6'lısı,

2-      Alyanaklı Mavi Balon


Yine Hidayet Karakuş’un eserlerinden bir tanesi… Unutamadığım çocukluk kitaplarından biridir.

Estikçe, Pazar 6'lısı,

3-      Harry Potter ve Felsefe Taşı


Dikili’de tatildeyken tanışmıştım Harry Potter ile… İtiraf ediyorum korsan bir basımdı. Nerelere gitti hiç bilmiyorum ama keşke kaybetmeseydim : (

Estikçe, Pazar 6'lısı,

4-      Cin Ali serisi


Evet bende o seriye yetişen nesildenim. Baya da fazlaydı seriden kitaplarım. Güzel kitaplardı.

Estikçe, Pazar 6'lısı,

5-      Çalıkuşu


Beni Reşat Nuri Güntekin hayranı yapan kitaplardan birisidir kendisi. Okuduğum nadir Türk yazarlardandı bir zamanlar…

Estikçe, Pazar 6'lısı,

6-      Şeker Portakalı


Çocukken değildi okumam belki ama keşke çocukken okusaydım dediğim bir kitap ile bitireyim bu seriyi. Sizde bu kitabı okutun çocuklarınıza, o güzel tazecik beyinlerine güzel bir tohum ekin derim…



Estikçe, Pazar 6'lısı,

2 Kitap Alış-verişi: Kitapçı Dostun Faydaları

Salı, Nisan 18, 2017

Kitap alış-verişi, Estik, Uzun, Rick Riordan, Percy Jackson,

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

İkinci alış-veriş yazımla karşınızdayım. Yine hikayeli bir alışveriş oldu açıkçası :) Lafı uzatmadan hemen yazıya geçiyorum. Bakalım neler diyeceksiniz.

Blogda adından da bolca bahsettiğim çocukluk arkadaşım olan Uzun, yaklaşık olarak 1 senedir alış-veriş yaptığım kitapçıda çalışıyor. Durum bu olunca da elbette bunun nimetlerinden faydalanıyorum. Bu konuda yalan söylemem.

Kitaplarımın arasında ikinci el olarak aldığım kitapların sayısının her geçen gün artış sağlamasının temel nedenlerinin başlıca sebebi de Uzun’dur. Bu durumdan şikayetçi olduğumu söylemiyorum tabii ki oldukça memnunum.

Son ikinci el kitap alışverişimi ise uzun zamandır almayı planladığım Rick Riordan’ın Percy Jackson serisi oldu. Her Salı olduğu gibi yine Uzun’un yanına gitmiştim ki serinin ikinci el olarak ve tam seri olarak geldiğini öğrendim.

Lakin şöyle bir sıkıntı vardı ki bir genç arkadaşın elindeydi ve Uzun ile saklaması yönünde ricacı oluyordu. Yanında parası yoktu o an için. Lakin buna Uzun yanaşmadı ve neticede kitapları ben aldım.

Bu işin hikaye kısmı elbette. Avantaj kısmına gelirsek eğer; internet de sizde göreceksinizdir ki serinin tamamı hemen hemen 100 lira civarında. Bense tüm seriyi 35 TL gibi bir fiyata aldım. Kitapların oldukça iyi durumda olduğunu belirtirim. Tek yazı ilk sayfalardaki isimler…


Sonuç olarak benim adıma güzel bir alışveriş oldu. Uzun’a ve kitapları ona satan arkadaşa buradan teşekkür ederim tekrardan. 

Pazar 6'lısı #6 Doğum Günümde Hediye Edilmesini İstediğim 6 Kitap

Pazar, Nisan 16, 2017

Cahil Okur’dan herkese merhabalar.

Bu haftanın Pazar 6’lısı konusu “Doğum Günümde Hediye Edilmesini İstediğim 6 Kitap”dı. Öyle özellikle istediğim 6 kitap falan yok, her türlü kitap hediyesi memnuniyetle kabul edilir : ) Lakin sıralamak gerekirse benim listem şu şekilde olurdu sanırım.


1-      Yüzüklerin Efendisi - Tek Cilt Özel Basım


Bu listenin bana göre olmazsa olması bu kitaptır. Bir gün bu kitaba sahip olacağım. Hediye olursa daha mutlu olurum :D (Bu arada normal baskılara sahibim.)

Estikçe, Pazar 6'lısı,

2-      Örümcek Ağındaki Kız Millennium Serisi 4.Kitap


Serinin diğer 3 kitabı elimde, bir doğum günü hediyesi olarak 4. kitabı alırlarsa mutlu olurum elbette.

Estikçe, Pazar 6'lısı,

3-      Kırmızı Pazartesi


Okumak istediğim bir yazar Gabo. Bana hediye edilen böylesi bir kitapla başlamak güzel olurdu.

Estikçe, Pazar 6'lısı,

4-      Locke Lamora'nın Yalanları


Başlamak istediğim bir seri. İlk kitabını almaları yeterli sevgili arkadaşlarımın : )

Estikçe, Pazar 6'lısı,

5-      Keskin Bıçak - Altın Pusula Dizisi 2.kitap


Baskısı olmayan bir kitabı hediye etmeleri çok mutlu ederdi. Kimbilir düşünceli bir arkadaşım belki burayı okur ve bunu bana alır :D

Estikçe, Pazar 6'lısı,

6-      Bilgisayara Giren Tırtıl


Okuduğumu hatırladığım ilk kitap kendisi. Gerçekten güzel bir hediye olurdu benim adıma



Estikçe, Pazar 6'lısı,

66: KİTAP YORUMU : Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Çarşamba, Nisan 12, 2017
Kitap Yorumları, Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov, Prof. Dr. Ali Haydar Bey, Hayat Yayın Grubu, Roman, Felsefe-Düşünce, Edebiyat

Kitabın Adı: Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Yazar: Grigory Petrov
Baskı Tarihi: Ekim 2007
Sayfa Sayısı: 128
ISBN: 9789758243204
Çeviri: Prof. Dr. Ali Haydar Bey
Yayınevi: Hayat Yayın Grubu
Kitabın Türü: Roman, Felsefe-Düşünce, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki “yaşamı yenilemek” için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-ı Kerim’den sonra en çok okunan kitap haline geldi.rnrnBu kitap tüm yoksulluğa, imkansızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan işadamlarına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya’yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak biçimde gözler önüne sermektedir.

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Blogumun yeni kitap yorumu ile karşınızdayım. Bu gün adından “Atatürk'ün Askeri Okulların Müfredatına Konulmasını Emrettiği Kitap” olarak sürekli duyduğumuz Beyaz Zambaklar Ülkesi’nde kitabını değerlendireceğiz. Lafı uzatmadan hemen yorumlamaya geçelim.

  1. İçerik Yorumu

Beyaz Zambaklar Ülkesi’nde kitabı son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan bir tanesiydi diyerek yorumlamaya başlamak istiyorum. M. Kemal Atatürk’ün  bu kitaba bu denli önem vermesinin altındaki nedeni okuyunca daha net anlıyorsunuz.

Övgüleri kenara bırakıp içerik açısından Beyaz Zambakla Ülkesi’nde kitabını değerlendirmeye geçecek olursak, kitabın her satırı bir ders niteliğinde gerçekten. Grigory Petrov’un kaleme aldığı her satır gelişmekte olan toplumlar için “bana göre” bir yol haritası niteliğinde.

Kitabın içerisinde altını çizdiğim kelimelerin hepsi bana farklı bir bakış açısı kazandıran ve “Gerçekten keşke böle olabilse ve benim ülkemde daha iyi bir konuma gelse” dedirtti. Özellikle askeri kışlalarla ilgili olan bölüm de, kitapta geçen fikrin önemli olduğu kanısındayım. Çünkü okullardan sonra insanların hayatına yön verebileceğiniz en önemli yerlerden birisi de kışlalar.

İçerik ile ilgili olmasa da kitabın bana gösterdiği güzel bir ayrıntıyı da sizinle paylaşmak istiyorum. Robinson Crusoe kitabının bir esinlenme olduğunu da Grigory Petrov sayesinde öğrenmiş oldum.  Gerçek şu ki; Daniel Defoe bu kitabında İbn Tufeyl’in “Hay Bin Yakzan” (Ruhun Uyanışı) adlı eserinden esinlenerek yazdığı edebiyat çevrelerince kabul görmüş bir gerçekmiş. Robinson Cruose kitabını okumak isteyen bir adam olarak bu ayrıntıyı öğrenmek beni mutlu etti.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,8

ÇEKİLİŞE KATILMAYI UNUTMAYIN LÜTFEN
  1. Yazım Dili Yorumu

Grigory Petrov aynen eserinde bahsettiği gibi kullandığı dil herkes tarafından anlaşılabilecek seviyede bir eser kaleme almış. Kitabı ilkokul çağındaki bir çocuk da ilk defa kitap okuyan bir kimsede rahatlıkla anlayabilir. Ki bu; esere sizi daha çok bağlayan bir unsur olabiliyor ilerleyen sayfalarda.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,8

  1. Yapısal Yorum

Elimdeki baskı Manisa Valiliği tarafından yürütülen “251 Bin Dev Öğrenci Projesi” kapsamında Hayat Yayın Grubu’na bastırılan bir baskı. Kapak tasarımını beğenmemiş olsam bile iç baskıda herhangi bir hata ile karşılaşmadım. Yapısal anlamda dört dörtlük olmasa da içeriğin tartışmasız güzelliği nedeniyle bu tip aksaklıklar fazlaca gözünüze çarpmamakta.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,6

SEÇTİĞİM SÖZLER


İlim, felsefe, sanat ve din hep insanın olgunlaşmasını için vardır. Eğer tüm bunlar yeryüzünde daha mutlu, daha aydınlık ve gerçekten cennet hayatı sunmaya ve kurmaya hizmet etmeyeceklerse hiçbir önem ve değer taşımıyorlar demektir.  (Sayfa 8)

-          Eğer halka güvenmeyip de Rusya'da olduğu gibi biletçi veya kontrolcü kullanmak isterseniz, kontrolcuları da kontrol etmek gerekir. Biz kontrolcüye değil, halkımıza inanırız, insana inanırız  (Sayfa 22)

Yöneticiler iyi veya kötü olsunlar, kahraman veya zalim olsunlar, onlar kendi milletlerinin birer yansımasıdırlar.  (Sayfa 31)

Her millet iktidar mekanizmasının başına ya kudretli ya da önemsiz kişileri geçirir. Bunlardan birinin işbaşına gelmesi milletin ahlaki seviyesi ve yaşantısına bağlıdır.  (Sayfa 35)

Eğitim almış olanların tümü milli düşünceyi geliştirmeye, milli ruhu uyandırmaya, milli iradeyi güçlendirmeye mecburdurlar. (Sayfa 41)

İnsanlığın yaratılışında var olan kin, intikam ve vahşet, azgın deniz dalgalarının alçak yerlere saldırması gibi, insanlar arasında da başkalarının haklarına karşı saldırlar halinde sürüyor.  (Sayfa 52)

İnsanlığın yaratılışında var olan kin, intikam ve vahşet, azgın deniz dalgalarının alçak yerlere saldırması gibi, insanlar arasında da başkalarının haklarına karşı saldırlar halinde sürüyor.  (Sayfa 52)

Hayattaki düzensizliklerin en büyük nedenlerinden biri şudur ki, herkes hayatında refaha kavuşmayı arzu eder, fakat hayatını terfi ettirmesini ve bizzat çalışma sonucunda hayatını daha iyi bir biçimde düzenleme ihtiyacını hissetmez. (Sayfa 71)


Eğer gençliğin ruhunu tarım yapılmayan bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız, orada ısırgan otları ve dikenler yetişir. (Sayfa 72)

Çekiliş Vakti #5

Salı, Nisan 11, 2017
Estikçe, çekiliş, kitap çekilişi,

Cahil Okur’dan herkese merhabalar…

Klasikleşen ÇEKİLİŞ  zamanımız gelmiş durumda. 65, Kitap yorumumu yayınladım ve yeni çekilişimiz başlamış durumda. Daha önceki çekilişlerde de olduğu gibi 70. kitap yorumunun yayınlanması ardından çekiliş son bulmuş olacak.

Geçtiğimiz çekilişteki Rafflecopter bilinmezliği nedeniyle eski usulde yapacağım yine çekilişi. Öncelikle kurallarımız;

  • GFC’den blogumu takip etmek ve yorum kısmına katıldığınızı belirtir bir yorum bırakmak. (Blogu zaten takip ediyorsanız belirtmeniz kafidir.) [1 Hak ve zorunlu şarttır]
  • Çekilişi blogunuzda link vererek tanıtmak [+2 hak]
  • Çekilişi sosyal medya hesaplarınızda duyurmak. Lütfen yorum kısmına linkleri bırakınız [Her paylaşım ekstra +1 hak]
  • Sosyal medya hesaplarımı takip etmek. (Sayfanın sağ üst kısmındaki simgelere tıklayarak hesaplara ulaşabilirsiniz. Lütfen takip ettiğiniz isimleri yorumda bildiriniz.) [Her takip ekstra +1 hak]


Çekiliş neticesinde ödülü yine kendiniz belirleyeceksiniz. 61. Kitap ile 70. Kitap arasındaki istediğiniz bir eseri seçebilirsiniz. 

Herkese bol şanslar!

Pazar 6'lısı #6 Okumak İstediğim 6 Seri

Pazar, Nisan 09, 2017
Estikçe, Pazar 6'lısı, Altın Pusula Dizisi, Percy Jackson ve Olimposlular, Kane Günceleri, Narnia Günlükleri, Dizüstü Edebiyatı Serisi, Yüzüklerin Efendisi,

Cahil Okur’dan herkese merhabalar.

Bu haftanın Pazar 6’lısı konusu Şule ablamızdan gelmiş. Okumak istediğimiz 6 seriyi soruyor bize. Lafı fazla uzatmadan hemen başlayalım o zaman :)

1-      Altın Pusula Dizisi


İthaki Yayınları’ndan çıkan Philip Pullman’ın yazarı olduğu Altın Pusula serisini okumayı çok istiyorum. Lakin bu noktada şöyle bir sıkıntı var ki serinin ikinci kitabı olan “Keskin Bıçak”ın baskısı bulunmuyor. İnternet üzerinden birkaç sitede ikinci el olarak buldum lakin kitapların fiziki durumunu görmediğim için güvenip alamadım. Lakin bu seriyi okumayı çok istiyorum.


Estikçe, Pazar 6'lısı, Altın Pusula Dizisi, Percy Jackson ve Olimposlular, Kane Günceleri, Narnia Günlükleri, Dizüstü Edebiyatı Serisi, Yüzüklerin Efendisi,

2-      Percy Jackson ve Olimposlular


Okumak istediğim ikinci seri ise kesinlikle Percy Jackson ve Olimposlular serisi… Kitapları o kadar uygun bir fiyata aldım ki söylesem inanmazsınız : ) İlerleyen günlerde yazısını yazacağım bunun. Bu yıl içerisinde okuyacağım inşallah bu seriyi.

Estikçe, Pazar 6'lısı, Altın Pusula Dizisi, Percy Jackson ve Olimposlular, Kane Günceleri, Narnia Günlükleri, Dizüstü Edebiyatı Serisi, Yüzüklerin Efendisi,


3 – Kane Günceleri


Okumak istediğim bir diğer seri ise yine Rick Riordan’dan Kane Günceleri… Mısır Mitolojisi ile alakalı oluşu bu seriye olan merakımı artırıyor. Mısır Mitolojisi’ni çok severimde. Henüz kitapları edinmedim lakin elimdeki kitaplar biterse kısa zaman içinde okuyacağımı düşünüyorum.

Estikçe, Pazar 6'lısı, Altın Pusula Dizisi, Percy Jackson ve Olimposlular, Kane Günceleri, Narnia Günlükleri, Dizüstü Edebiyatı Serisi, Yüzüklerin Efendisi,


4 – Narnia Günlükleri


Filmlerine hayran olduğum C.S. Lewis’in Narnia günlükleri ise okumak istediğim bir başka seridir. 7 kitaplık bir seri… Belki ilerde çocuklarımla birlikte okurum bu seriyi de.

Estikçe, Pazar 6'lısı, Altın Pusula Dizisi, Percy Jackson ve Olimposlular, Kane Günceleri, Narnia Günlükleri, Dizüstü Edebiyatı Serisi, Yüzüklerin Efendisi,


5- Dizüstü Edebiyatı Serisi


Bu seriyi hiç tahmin etmediğim bir isim olan PuCCa ile sevdim. Serinin diğer kitaplarını da zamanla temin edip okumak istiyorum. Bilmiyorum ne kadar hoşlanırım ama okumayı istediğim bir seri.

Estikçe, Pazar 6'lısı, Altın Pusula Dizisi, Percy Jackson ve Olimposlular, Kane Günceleri, Narnia Günlükleri, Dizüstü Edebiyatı Serisi, Yüzüklerin Efendisi,

6 – Yüzüklerin Efendisi



Bu seriyi daha önce okudum. Yine okumak istiyorum. Belki 5-10 sene sonra yeniden okurum. Belki ömrümün son günlerinde yeniden… Okumadıysanız sizde okuyun. Şule abla sende oku bu seriyi seveceksin :D 

Estikçe, Pazar 6'lısı, Altın Pusula Dizisi, Percy Jackson ve Olimposlular, Kane Günceleri, Narnia Günlükleri, Dizüstü Edebiyatı Serisi, Yüzüklerin Efendisi,

65: KİTAP YORUMU : Yılkı Atı

Cumartesi, Nisan 08, 2017
Kitap Yorumları, Yılkı Atı, Abbas Sayar, 9754374066, Ötüken Neşriyat, Roman, Edebiyat

Kitabın Adı: Yılkı Atı
Yazar: Abbas Sayar
Baskı Tarihi: 2013
Sayfa Sayısı: 120
ISBN: 9754374066
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
Kitabın Türü: Roman, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA


"Güçlü hırslı bir at kişnemesi ovanın dört bir yönüne dağıldı. Dağınık düzen otlayan sekiz on at başlarını kaldırdılar ve kulaklarını diktiler. (…) İçlerinde güçlü kuvvetlileri vardı. Kimi kahra uğramış zavallı kimi yılkının alışığı…" "hesaptan düşülmüş defterden silinmiş" roman kahramanı Doru Kısrak’ın yılkıya bırakılma öyküsü ve Orta Anadolu’nun ağır kış doğasında yaşama mücadelesi halk dilinin zengin sözcük ve deyimleriyle işlenerek şiirsel bir anlatımla ölümsüzleştirilmiş eşsiz bir yapıt olan "Yılkı Atı"; Abbas Sayar’ın Sekili’de çiftçilik yaptığı yılların gözleminden yola çıkılarak yazılmış ilk romanıdır. 1971 yılında TRT Roman Başarı ödülünü alan çok geniş okur çevresi olan "Yılkı Atı" romanı bir kez daha okurlarla kucaklaşıyor.

KİTAP YORUMU


Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Bu gün karşınıza Abbas Sayar’ın Yılkı Atı kitabıyla geliyorum. Kitabı Şule Abla’nın blogunda görmüştüm. Yanlış hatırlamıyorsam öğrencileriyle birlikte okumuşlardı. Geçtiğimiz ay okuduğum ancak yorumu bu aya kalan Yılkı Atı’nı yorumlamaya geçiyorum hemen lafı uzatmadan.

  1. İçerik Yorumu

Yılkı Atı içerisinde bizden esintilerin bolca olduğu bir kitap. Abbas Sayar’ın okuduğum ilk kitabıydı. İçerisinde bolca Yaşar Kemal esintisi bulunan bir eser Yılkı Atı. Bizim köylerimizi, bizim evlerimizi, yaşantımız anlatıyor.

Bizim insanlarımızın değerlerini, neye ne kadar değer verdiğini görüyorsunuz satırların arasında. Yılkı Atı’nı öyle çok beğendiğimi söyleyemem lakin içerikteki bir şey sizi kendisine bağlıyor gerçekten.

Abbas Sayar’ın kitabı sonlandırış şekli ise size “Oh olsun!” dedirten cinsten. Gerçekten yüreğimin yağları eridi dediğim bir son oldu. Atlara hayran bir adam olarak Doru’ya biçilen son beni tatmin etti gerçekten.

Öte yandan haklarında birçok belgesel izlediğim yılkı atları hakkında böylesi bir roman okumakta ayrıca bir zevkti benim için. Yerli yazarları okumayı seviyorsanız eğer bu eseri es geçmeyin derim.

İçerik Puanım 5 üzerinden 4,4

  1. Yazım Dili Yorumu

Abbas Sayar’ın dilini beğendim. Bazen yöresel ağızlar çiğ dursa da genel anlamda sıkıntısız bir dil vardı Yılkı Atı’nda.

Yazım Dili Puanım: 5 üzerinden 4,6

  1. Yapısal Yorum

Ötüken Neşriyat’tan çıkan eserin yapısal olarak bir sıkıntısı yoktu. Hatta kapak tasarımını çok beğendiğimi ifade etmeliyim. Bana Can Yayınları’nın kapaklarını hatırlattı. İç tasarımda oldukça başarılı ve sorunsuzdu. Bir-iki yazım hatası vardı lakin rahatsız edecek kadar çok değildi.

Yapısal Durum Puanım 5 üzerinden 4,6

SEÇTİĞİM SÖZLER



Para şahine benzer. Gökten alimallah turnayı indirir  (Sayfa 13)
Blogger tarafından desteklenmektedir.