43: KİTAP YORUMU : Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)

Kitap Yorumları, 1984, George Orwell, Can Yayınları, Celal Üster,

Kitabın Adı: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)
Yazar: George Orwell
Baskı Tarihi: Mart 2014
Sayfa Sayısı: 350
ISBN: 9789750718533
Orijinal Adı: Nineteen Eighty-Four
Çeviri: Celal Üster
Yayınevi: Can Yayınları
Kitabın Türü :Roman, Edebiyat

KİTAP HAKKINDA

Parti'nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (...) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.

George Orwell'in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır.

Can Yayınları, bu "bütün zamanların kitabını" Celâl Üster'in özenli çevirisiyle okura sunmaktan kıvanç duyuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMU 

Cahil Okur’dan herkese selamlar…

Bu ara yaşadığım okuyamama hastalığı artık herkesin malumu sanırım. Ancak belirtiler azalmaya başladı açıkçası :D Bir kitabı 2 haftada bitirebilme seviyesine geldim şükür. Durum bu kadar sıkıntılı olunca bloga kitap yoruma girmek işi de bir hayli zorlaşıyor. Neyse lafı uzatmadan yoruma geçelim.

1984 tekrar okuma listemde yer alan kitaplardan bir tanesiydi. Can Yayınları’nın yeni kapak tasarımıyla basılan baskısını da satın almıştım. Bir süre sonra okumayı düşünsem de sevgili Nail Art in Wonderland ve Hayata Dair Her şey blog sahibelerinin başlattığı “Bloggerlar Okuyor” etkinliği çerçevesinde öne almıştım ve kitabı Nisan ayı içinde bitirmem gerekse de bu güne kadar gecikti. Kendilerinden gecikme için özür diliyorum. Ve artık yoruma geçiyorum : )

  1. İçerik Yorumu

Bir dünya düşünün var olma amacınız sadece “Parti” denilen hükmeden güce hizmet etmek. Yapmış olduğunuz her şeyin temelinde “Parti” var. Ama her şeyin…

Parti ise tüm dünyanın hakimi. Aynı zamanda tüm zamanlarında hakimi “Parti”. Hatta şöyle bir cümle geçiyor kitapta; “Geçmişi denetim altında tutan, geleceği de denetim altında tutar; şimdiyi denetim altında tutan, geçmişi de denetim altında tutar.” (Sayfa 59) Durum böyle olunca da Parti her türlü manipülasyon işlemini yapıyor geçmiş ile alakalı. Bunu Parti’nin üyeleri vasıtasıyla yapıp, Parti üyelerinin buna inanmasını bekliyor ve inandırıyor da. Winston Smith ise burada “aykırı çocuk” olarak karşımıza çıksa da, o da tam olarak bu duruma karşı koyabilmiş bir isim olduğuna hiç inanmadım.

Ancak Winston’ın hareketleri bile Parti için bir baş kaldırıdan farksız ve cezalandırılmalı. Nitekim öyle de olacak tahmin ettiğiniz gibi. Bu noktada fazlaca spoiler verdiğimi düşünmüyorum bunu tahmin etmeniz oldukça kolay. Lakin George Orwell’in olayları kurgulayışı sizi bazı noktalarda hayrete düşürebilir. Kim kimin tarafında bilmek bir hayli zor. Kurgunun güzel tarafı da burası.

Ana tema olarak yaklaştığımız da ise 1984 bugünkü ülkemizdeki hakim güç ile çokça karşılaştırıldığını gördüm. Kitabın yazım tarihi 1948 ve kitabın adı da son iki rakamın yer değiştirilmesi ile oluşturulmuş. Bu anlamda o tarihteki yöneten güce karşı bir hiciv niteliği taşımakta. Lakin elbette günümüz ile de bağlantılar kurmak bugün mümkün olduğu gibi bundan 100 sene sonrası içinde mümkün olacaktır.

İçerik olarak genel anlamda baktığınızda okuyanı tatmin edecek bir eser. Kesinlikle ve kesinlikle okunması gereken kitapların başında geliyor bence. Yayınlanan bir çok okuma listelerinde de baş sıralarda olduğunu göreceksiniz.

  1. Yazım Dili Yorumu
George Orwell’in yazım dilini seviyorum. Bu anlamda kendisine yapılabilecek fazla bir eleştiri yok. Sadece kitabın belirli bölümlerinde bazen siyasal yapı hakkındaki açıklamalar, eğer konuyla pek de alakalı değilseniz, sizi sıkabilir.
Bu noktada Celal Üster’e de teşekkür etmek lazım. Gerçekten başarılı ve içi dolu bir çeviri olmuş. Orwell’in anlatmak istediğini anlamayan bir editör tarafından bu çevirinin yapılması oldukça zor olurdu.

  1. Yapısal Yorum
Klasik Can Yayınları baskısı ve kalitesi diyerek lafı fazlaca uzatmayayım. Bence sıkıntı yoktu. Kapak tasarımına sadece bir parantez açmak istiyorum; kitabı okuyalı baya olmuştu ve bu nedenle kapaktaki sıçanlara bir türlü anlam verememiştim. Lakin okuma ilerledikçe kapağında nasılda anlamlı olduğunu kavrıyorsunuz. Sürprizi kaçmasın sizde okuyunca göreceksiniz nedenini…

EKSTRA

Bu kitap yorumunda küçük bir ekstra yazmak istedim. Bundan önce okuduğum eser az önce belirttiğim gibi Huxley’in Cesur Yeni Dünyası’ydı. Her iki yazarında kafaları hemen hemen aynı çalışıyor.

Kitaplarında birçok benzer noktası var. Mesela kitaplar noktasında fikirleri aynı. Kitaplara düşünmeye ve aydınlanmaya teşvik ettiği için yasak veya hakim gücün istediği yönde değiştiriliyor.

Kadın erkek ilişkisi ve cinsel ilişki noktasında fikirler aynı. Kesinlikle bir şehvet yaşanmamalı. Görev bilinciyle yapılmalı ve duygu katılmamalı.

Hakim güce karşı sorumluluklar benzer. Kesinlikle tartışılmasını veya değiştirilmeye çalışılmasını istemiyorlar.

Tüm bu nedenlerle iki kitabı benim gibi arka arkaya okursanız tekrara düşmüş gibi hissedebilirsiniz. Bu anlamda dikkatli olun derim :D

SEÇTİĞİM SÖZLER

Anlattığım toplumun bir gün mutlaka gerçek olacağına inandığımı söyleyemesem de, ona benzer bir toplumun gerçek olabileceğine inandığımı söyleyebilirim. (Sayfa 14)

SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
CAHİLLİK GÜÇTÜR  (Sayfa 28)

İnsan, ardında tek bir iz bile, bir kağıt parçasına karalanmış tek bir adsız sözcük bile bırakmadıktan sonra, geleceğe nasıl seslenebilirdi?  (Sayfa 51)

Her davranışın sonuçlarını, o davranışın kendisi doğurur. (Sayfa 52)

Geçmişi denetim altında tutan, geleceği de denetim altında tutar; şimdiyi denetim altında tutan, geçmişi de denetim altında tutar. (Sayfa 59)

Peki, neydi hayatta kalmayı sağlayacak olan? Bunu bilmek kolay değildi. (Sayfa 86)

Kadınların hepsi de, Parti'nin olmalarını istediği gibi, erişilmezdi. Hakkını vererek sevişmek, isyan demekti. Arzu ise düşüncesuçu olarak görülüyordu (Sayfa 93)

NASIL'ını anlıyorum, NEDEN'ini anlamıyorum  (Sayfa 105)

Piyango, proleterlerin büyük bir ciddiyetle izledikleri tek toplumsal olaydı. Büyük olasılıkla milyonlarca proleterin biricik olmasa da başlıca varlık nedeniydi. Piyango'dan başka bir eğlenceleri, çılgınlıkları, afyonları, zihinsel uyarıcıları yoktu. İş Piyango'ya geldi mi, kör cahiller bile en karışık hesapları yapabiliyorlar, bir gördükleri numarayı bir daha unutmuyorlardı.  (Sayfa 111)

Winston bir zamanlar kağıt ağırlığı olarak kullanılmış olduğu kestirebiliyordu, ama artık hiçbir işe yaramaması onu bir kat daha çekici kılıyordu. (Sayfa 121)

Eskiden bir erkek bir kızın bedenine bakınca, safça baştan çıkardı diye geçirdi aklından.Oysa artık katıksız aşk ya da katıksız şehvet diye bir şey kalmamıştı. Her şeye korku ve nefret karıştığı için, artık hiçbir duygu katıksız değildi.  (Sayfa 155)

İnsan bir kadınla yaşadığında bu düş kırıklığı çok olağan, sık sık yinelenen bir şey  (Sayfa 168)

"Proleterler insan" dedi sesini yükselterek, "Biz insan değiliz" (Sayfa 195)

Köle halkların emeği, yalnızca sürekli savaşın temposunun hızlandırılmasını sağlar.  (Sayfa 218)

Savaş görüleceği gibi, artık tümüyle bir iç sorundur. Eskiden, bütün ülkelerin egemen kesimleri, ortak çıkarlarını bilerek savaşın yıkıcı gücünü sınırlandırabilmelerine karşın, birbirleriyle gerçekten savaşırlar ve savaştan zaferle çıkan her zaman yenik düşeni yağmalardı. Günümüzde ise asla birbirlerine karşı savaşmamaktadırlar. Savaş her egemen kesim tarafından kendi uyruklarına karşı verilmektedir ve savaşın amacı toprak ele geçirmek ya da toprak yitirmeyi önlemek değil, toplum yapısının değişmeden sürmesini sağlamaktır. (Sayfa 230)

En iyi kitaplar insana zaten bildiklerini söyleyen kitaplardır. (Sayfa 231)

Bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zaman, tün dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun.  (Sayfa 249)

İnsan, sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de. (Sayfa 286)

Kimse devrimi korumak için diktatörlük kurmaz, diktatörlük kurmak için devrim yapar. (Sayfa 298)

Sonunda kendin karşı zafere ulaşmıştı. Büyük Birader'i çok seviyordu (Sayfa 334)

...çünkü insanlar sözcüklerle düşünüyordu.  (Sayfa 336)
1984, Can Yayınları, Celal Üster, George Orwell, Kitap Yorumları,


Etkinlik hakkında detaylı bilgi için tık tık

31 yorum:

  1. Cesur Yeni Dünya'yı hala okumadım ama baya benzetiyorlar evet garip olmuştur sana :) ya ben de etkinlik yorumlarının tarihinin ertelendiğini bilmiyodum Allah Allah niye kimsede yok diye diye yayınlamıştım :D Sonunun öyle olacağını bile bile yine de insanın içinde farklı bir sona dair bir umut yaşatan bir kitaptı. İyi ki okumuşuz diyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Farklı bir son olmazdı sanki Poşet :D Olsa guzel olmazdı gibime geliyor. Anlatılmak istenini bu sondan daha güzel anlatacak bir son kitabın hicivsel özelliklerini pasifize edebilirdi.

      Sil
  2. Kitabı 2 gün bende elime aldım fakat ilk aldığımda vakit çok geçti bir kaç sayfa okuduktan sonra kapattım.
    Kitap yorumun çok güzelmiş çok heyecanlandırdı beni, okuma isteğim daha da arttı şimdi.

    Teşekkür ederim kitap yorumun için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim güzel yorumun için Gökhan, umarım bittiğinde senin yorumunu okumakta nasip olur

      Sil
  3. Huxleyden ders almış sanırım zamanında bir hayli etkilenmiş herhalde hocasından. :) Hayvan Çiftliğinden sonra okuyacağım bende. Elinize sağlık Çok güzel bir yorum yazısı olmuş. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Huxley'den ders alıp almadığını bilmiyorum ama sosyolog bir arkadaşım 1984'ün ciddi anlamda Cesur Yeni Dünya'dan esinlenme yaptığını söylemişti.

      Sil
  4. ya kitabı okumuş gibi oldum okursam aynı tadı verir mi :)
    ne güzel yorumlamışsın. Kitapla ilgili öyle çok özet ve yorum okudum ki her defasında da keyif aldım. Eline sağlık. Geleceğe dair senaryolar daha da karamsar olunca bir türlü cesaret edemedim kitabı okumaya *-* Bir de bu yazarda kadınlara karşıt bir şey sezinliyorum hep niyeyse :/ sen okurken böyle birşey dikkatini çekti mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadınlara karşıt mı? Bence tam aksine kadınların dünyadaki önemine değiniyor. Kadınsal duyguların yasaklanması da bence en belirgin özelliklerinden birisi yarattığı evrenin

      Sil
  5. 1984'ü seneler evvel okudum. Bittiğinde şöyle düşünmüştüm; Orwell geleceği yazarken, bir gün dünyanın yazdığı geleceğe ne kadar benzeyeceğini öngörmüş müydü?? Okuduğum en iyi romanlardandı.

    Bir de; "Cahillik güçtür" anneannemin sloganıdır :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Anlattığım toplumun bir gün mutlaka gerçek olacağına inandığımı söyleyemesem de, ona benzer bir toplumun gerçek olabileceğine inandığımı söyleyebilirim." diyor kendisi :) Bu alıntı önsözden di. Mevcut yasadığımız düğnya ile birçok ortak nokta bulmak mümkün gerçekten.

      Anneannenin sözü doğru :)

      Sil
  6. en sevdiğim kitaplardan günümüzden çok şey buluyorum bunu okudukça..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu günden bulunan onca şeyin yanı sıra yarından da çok şey bulunabilir. :D Bence bu birazda psikoloji ile alakalı. Biz benzetmeyi istiyoruz birazda sanırım.

      Sil
  7. Ben de taam etkinliğe mi katıldın diyecektim ki öyleymiş...
    Güzel kritik olmuş Cahil Okur! Kalemine sağlık... Bu tarz okumadım diye hatırlıyorum, okumama alışkanlığı bende de var yenemedim daha... Hala elimdekiler bitmedi ki! :(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen yazamama alışkanlığına girme de Fenom :) Okuma kolay senin için ;)
      Ben de etkinlik yapacağım analar arasında "3 yılda bitirme"kotası koyacağım :P

      Tebrikler Cahil, bitirebilmişsin, hızlanıyorsun.
      Ben hala başlayamadım bu kitaba. "Devlet" elimde sürünüyor malum sebeplerden :)

      Sil
    2. Ah yaaa yazma/ma alışkanlığı hep var ben de sıkıntı be dağınık! Okuyamıyorum da halim fena, toparlamaya ama inş 😂😂😂 inandın mı? Aylık rapor yapasım var blog da 😂😂😂 sen 3 yıllık yap olur,anasın sonuçta 😉

      Sil
    3. Kore "okuyamama" hastalığı gerçekten kötü oluyor. yorumun içinde teşekkürler sevgili ekip arkadaşım.

      Annecim sana da teşekkürler. Bu kadar yoğunluk arasında Devlet i okumaya başlamanı da ayrıca tebrik ediyorum :D

      Sil
  8. Uzun zaman önce okumuştum. Buna rağmen o karamsar havası, okurken hissettiklerim ile birlikte bazı bölümleri hala aklımda nettir. Big Brother kavramı etkilemiş beni :)) Pek çok açıdan okunması gereken bir kitap bence. 1984 - Cesur Yeni Dünya - Fahrenheit 451 benim kafamda bir üçgen^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üçgeni tamamlamama az kaldı o zaman :D Bu arada Big Brother hep bana Uzun Adam'ı çağrıştırdı okurken nedense :D

      Sil
  9. Kitap çok etkileyiciydi bence de ya, özellikle sonu ancak o kadar vurucu olabilirdi. Gerçekten de okunmalı, okutulmalı.. Cesur Yeni Dünya'nın 1984'le benzerlik taşıdığını 1984'ü okuduktan sonra öğrendim ben de. Çok merak ettim, okuma listeme ekledim ama söylediğinizi dikkate alacağım, 1984'ün üzerinden biraz zaman geçsin öyle okuyacağım sanırım.. :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle okuyunca cok daha ıyı olacaktır karsılastırma yapma acısından. Ardı ardına okuyunca bıraz karısabiliyor :D

      Sil
  10. Etkinliği başlatanlardan biri benim ama kitabı okumada ve yorumlamada sonuncu oldum :-( Ben sizlerden özür dilemeliyim. Neyse mayısta telafi ederim.

    Ekşi Sözlük'te bu kitabı seven Cesur Yeni Dünya'yı okusun, onu da sever yazıyordu. Sen de benzerliklere dikkat çekmişsin.

    Bu arada blog tasarımın değişmiş. Daha sade olmuş ama ben sayfanın başında o kocaman baykuşu görmeyi seviyordum ya :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonuncu da olsa güzel olmuş bence :D Mayıs ta ben yokum maalesef

      Ben Cesur Yeni Dünay ile çok benzettim. Arka arkaya okumak karışıklıklara neden olabiliyor.

      Blog tasarımımı sevmedin mi şimdi :( Ağlarım valla abla bak

      Sil
    2. Bence sayfanın üstünde daha büyük bir baykuş olsaydı daha güzel olurdu. Böyle çok sade olmuş. Tabii bence :-)

      Sil
    3. Olmamış mı dıorsun sen şimdi yanı :S

      Sil
  11. Çok güzel bir yorum olmuş eline sağlık.. :)
    Cesur Yeni Dünya'yı bizde hala okumadık senin de tavsiyene uyarak biraz daha bekletmeliyiz ozaman :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arka arkaya okumamakta bence fayda var :D

      Sil
  12. Merhaba, yeni keşfettim bloğunu ve hemen takibe aldım. :) Benim de aklımda olan, çok merak ettiğim kitaplardan biri. En kısa zamanda okumayı planlıyorum. Üniversite yıllarında filmini izlemiş, çok etkilenmiştim. Filmini de izlemenizi öneririm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmini öneren arkadaşlarım oldu baya lakin henüz izleyemedim. En kısa zamanda izlerim umarım. Kitabı okumalısın mutlaka. Ben kitaplardan yanayım filmlerden çok daha iyi oluyor olayı kavramak acısından

      Sil
  13. 1984'ü daha önce okudum. Ama nasıl yorumladığını merak ettiğim için yazını okudum. Bi kere çok detaylı yazmışsın. Bu çok güzel. En başta tanıtım bültenini ve sonda da kitaptan paylaşımlar yapman iyi fikir. Sadece kitabın içeriğini değil kendisini yani basimini, kalitesini değerlendirmen de ayrıca güzel. Kitaptaki finali dilerim hiç bir zaman yaşamayız.

    YanıtlaSil
  14. Okuma listemde olan bi kitap.Kısa sürede alıp okuyacağım.

    YanıtlaSil
  15. Kitapta geçen yeni söylem aslında bizim neden daha da çok kitap okumamız gerektiğinin altını çiziyor. Ne kadar çok kelime, o kadar çok ifade gücü ve o kadar çok etrafı algılama yetisi kazandırıyor. Sözcüklerin muhteşem gücü ve fikir yurutmelerin sadece kelimelerle yapılabilecek olmasi muazzam bir şey değil mi? Geçmiş ve gelecek, şimdi ve sonsuza kadar olacak hersey sozcuklerde gizli :)

    YanıtlaSil

Yorumlarınız Bizim İçin Önemlidir

Blogger tarafından desteklenmektedir.